Türkçe Tarih
Mademki Türk'üz; o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.
26/04/2026
Çöyr Yazıtı (Çoyr / Çoyren Bengü Taşı), Moğolistan’ın Dornogovi (Doğubay) aymağında bulunan, Türk runik alfabesiyle yazılmış 6 satırlık bir bengi taştır. Bu yazıt, İkinci Göktürk (Kök Türk) Kağanlığı dönemine, muhtemelen İlteriş Kağan’ın (Kutlug Kağan) kağanlığını ilan ettiği ilk yıllara (687-692 arası) tarihlenir ve Türkçe’nin tarihlendirilmiş en eski yazılı belgesi olarak kabul edilir.
Yazıt, Tun Bilgä ve Tun Yägän Ärkin adlı iki kişinin anısına dikilmiştir. Taş baba formundaki anıt, ölüm bağlamında bir vasiyet/öğüt niteliği taşır ve İlteriş Kağan’a sadakati, birlik ve k*t (devlet/baht) kavramlarını vurgular. Yazıtın bazı kısımları tahrip olmuş veya silik olduğundan okumalarda ufak farklılıklar bulunmakla birlikte, ana içeriği akademik çalışmalarda tutarlı bir şekilde ele alınmıştır.
Runik metnin transkripsiyonu (F. Sema Barutcu Özönder’in okumasına dayalı):
İlteriş kağanqa içik(i)ŋ / ög(ü)ni s(ä)b(i)ni b(a)r(ı)ŋ
üç(ü)nç ay yetikä
adr(ı)ldım(ı)z at tabarda
Tun Bilgä
Tun Yägän Ärkin
Toluk bitidim ırk açu aygıl baŋa
Günümüz Türkçesiyle çevirisi (Barutcu Özönder’in önerdiği senteze göre):
“İlteriş Kağan’a tâbi olun; öğünerek-sevinerek hayat sürün. Üçüncü ayın yedisinde at(tan) davar(dan) (=mal-mülkten) ayrıldık. Tun Bilgä. Tun Yägän Ärkin. Toluk yazdım. Baht açıklığı dile bana.”
Bu metin, bozkırdaki Türk boylarının dağılmış halden toplanıp İlteriş Kağan önderliğinde birleşmesini teşvik eden bir çağrı niteliğindedir. Ölüm anında geride kalanlara sadakat ve sevinçle yaşama öğüdünde bulunur. Yazıt, hem dilbilimsel (Eski Türkçe’nin erken gramer ve söz varlığı) hem de tarihsel açıdan (Göktürk siyasi birliğinin ilk yılları) büyük önem taşır.
Çöyr Yazıtı, bugün Ulan Batur’daki Moğolistan Milli Tarih Müzesi’nde korunmaktadır. Bu nadir anıt, Türk dilinin ve devlet geleneğinin kökenlerine doğrudan ışık tutan en eski tarihlendirilmiş belgedir.
Kaynaklar:
Barutcu Özönder, F. S. (2006). Çöyr Yazıtı. Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, 3(3).
Sertkaya, O. F. (1998). Die Runen-Inschrift von Çoyr. In J. P. Laut & M. Ölmez (Eds.)
09/04/2026
Bir Boğaz Harbi Efsanesi: Ramiz Bey ve Serseri Mayınlar
Çanakkale’nin geçilmezliğini mühürleyen sadece Nusret’in döktüğü sabit hatlar değildi. Denizin altına gizlenen sessiz bir dehşet daha vardı: Serseri Mayınlar.
Ramiz Bey tarafından bizzat tasarlanan ve imal edilen bu "yüzer" mayınlar, dünya deniz harp tarihine Türk dehasının bir imzası olarak geçti.
Neden "Serseri"?
Dönemin teknolojisinde mayınlar genellikle bir ağırlıkla zemine sabitlenirdi. Ancak Ramiz Bey, suyun kaldırma kuvvetini ve boğazın güçlü akıntısını hesaplayarak serbestçe dolaşabilen (serseri) düzenekler geliştirdi.
Savaşın Kaderi Değişiyor
18 Mart 1915 günü, itilaf devletleri donanması Boğaz’dan çekilmeye çalışırken, akıntıya bırakılan bu mayınlar müttefik gemileri için tam bir kabusa dönüştü. Sabit olmadıkları için yerleri tespit edilemiyor, akıntıyla birlikte devasa zırhlıların üzerine adeta "pusu kurarak" süzülüyorlardı.
Deyimden Gerçeğe
Bugün öngörülemez, kontrolsüz ve tehlikeli durumlar için kullandığımız "Serseri Mayın" deyimi, işte bu askeri başarıdan ve Ramiz Bey'in mühendislik dehasından doğmuştur.
Kaynakça
Gündoğdu, C. Nusrat Çanakkale’nin Çelik Kahramanı Nusret Mayın Gemisi. Mavi Gök Yayınları
Erendil, M. Topçu Tarihi. Ankara: Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları.
Mütercimler, E. Gelibolu 1915: Korku ve Cesaret. İstanbul: Alfa Yayınları.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Contact the organization
Website
Address
Edirne