Kapsül
İnternetteki haber kalabalığında kaybolmamak için kapsül'e abone olmayı unutmayın. t.me/kapsulbulten
22/01/2026
Faiz indi piyasa sarsıldı | Günlük Doz
TCMB’nin yılın ilk faiz kararında 100 baz puanlık indirim yapması, piyasalarda dalgalanmayı beraberinde getirdi. Politika faizi yüzde 38’den 37’ye çekilirken, piyasanın 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalınması özellikle borsada satışları tetikledi. Küresel belirsizlikler ve faiz indirimiyle birlikte altın ise tarihi zirvesini yeniledi.
Merkez Bankası gecelik borç verme faizini yüzde 40’a, borçlanma faizini yüzde 35,5’e indirirken, karar metninde “toplantı bazlı ve ihtiyatlı” duruş vurgusu korundu. Metinde, ocak ayında enflasyonun gıda fiyatları öncülüğünde arttığı, talep koşullarının dezenflasyona verdiği desteğin zayıfladığı ve beklentilerdeki iyileşmenin risk unsuru olmaya devam ettiği belirtildi.
Faiz kararının ardından bankacılık hisselerinde sert satışlar görüldü. Bankacılık endeksi yüzde 3’ün üzerinde düşerken, XBANK 17.538 puana geriledi. BIST 100 endeksi ise 12.715 puan seviyesinde sınırlı kayıpla tutunabildi. Satışların temel nedeni, indirim miktarının beklentilerin altında kalması olarak değerlendirildi.
Ekonomistler kararı “ölçülü ama net mesaj” olarak yorumladı. Hakan Kara kararı makul bulurken, Selva Demiralp enflasyon beklentilerindeki yapışkanlığa dikkat çekti. İris Cibre, piyasada 2,5 trilyon TL’nin beklemede olduğunu vurguladı. Ali Çufadar ise yüksek faiz politikası ile rezerv alımları arasındaki çelişkiye işaret etti.
Küresel riskler, jeopolitik gerilimler ve düşen faiz ortamı altına olan talebi artırdı. Altın 4.800 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvesini yenilerken, güvenli liman arayışı ve merkez bankalarının agresif alımları fiyatları yukarı taşıdı. Her yüzde 0,01’lik talep artışının altın fiyatını yüzde 1,4 yükseltebildiği belirtiliyor.
19/01/2026
Suriye’de tarihi kırılma
Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan 14 maddelik kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması, Suriye’de yıllardır süren fiili bölünmeyi sona erdirme yolunda en kritik adım olarak kayda geçti. Anlaşma; SDG’nin askeri varlığının tasfiyesini, petrol sahalarının devrini, PKK unsurlarının Suriye dışına çıkarılmasını ve Kürtlerin kültürel-dilsel haklarının anayasal güvence altına alınmasını aynı çerçevede buluşturdu.
Anlaşma kapsamında Suriye ordusu Rakka, Deyrizor, Tişrin Barajı, Ayn İsa ve Tel Abyad hattında çatışmasız şekilde kontrolü devraldı. SDG güçleri Fırat’ın doğusuna çekilirken, Şam’a bağlı birlikler ülkenin en büyük petrol ve doğal gaz sahalarının denetimini yeniden ele geçirdi. SDG’nin çekildiği kentlerde örgüt sembolleri indirildi, fiili yönetimler dağıldı.
Anlaşmanın en kritik başlıkları arasında SDG unsurlarının bireysel esasla Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına entegrasyonu, sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarının Şam yönetimine devri ve Suriyeli olmayan PKK yönetici ve üyelerinin ülke dışına çıkarılması yer aldı. IŞİD tutukluları ve kamplarının sorumluluğu tamamen Suriye devletine geçti.
Ateşkesten iki gün önce yayımlanan Kürt Hakları Kararnamesi ile 1962’den bu yana kayıtsız kalan Kürtlere Suriye vatandaşlığı verildi. Kürtçe, ulusal dil statüsüyle tanındı, Nevruz ülke genelinde resmî tatil ilan edildi ve etnik ayrımcılık açıkça yasaklandı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, anlaşmayı tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirirken, Washington’un SDG’nin Şam yönetimine entegrasyonunu desteklediğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Suriye’nin terörden tamamen arındırılmasının bölgesel güvenlik için şart olduğunu vurguladı.
18/01/2026
YORGUNLUK DEĞİL ALARM
Bugünün insanı, bedeni ve yoga
Hazırlayan | Evrim Bayram
Bugünün insanı çoğunlukla sempatik sinir sisteminde yaşıyor: tetikte, hızlı, hazır ve yorgun. Bu bir zayıflık değil; sürekli uyarılan ve belirsizlikle çevrili bir dünyaya verilen bir uyum biçimi. Asıl mesele, bu halin fark edilmemesi ve içinden çıkmanın mümkün olduğunun bilinmemesi.
Birçok insan sinir sistemini regüle edebileceği araçlara sahip olduğunu bilmiyor. Durmak, hissetmek ve düzenlemek lüks sanılıyor. Yoga ise çoğu zaman sadece “esnemek”, “sakinleşmek” ya da “iyi hissetmek zorunda olunan” bir pratik olarak görülüyor. Oysa hiçbir şey olmak zorunda değil; iyi hissetmek de buna dahil.
Yoga bu dar kalıba sıkıştırıldığında, en çok ihtiyaç duyulan tarafı görünmez olur: sinir sistemine seçenek sunması ve bedeni yeniden güvenli bir yer olarak deneyimleme gücü. Doğru bir yoga akışında güç, esneme, nefes, hız ve yavaşlama bir araya gelebilir.
Her bedenin ve her sinir sisteminin ihtiyacı biriciktir. Birine iyi gelen tempo, başka biri için tetikleyici olabilir. Bu yüzden tek bir yöntem herkes için kapsayıcı olamaz. Sinir sistemi çeşitlilikten beslenir.
Yoga, doğru biçimi öğretmekten çok sınırları duyabilme becerisini geliştirir. Buradaki iyileşme; sürekli iyi hissetmek değil, yaşamda karşılaşılan durumlara sağlıklı bir sinir sistemiyle yanıt verebilmektir. Nefes ise yalnızca oksijen değil, anın ne kadar güvenli olduğuna dair bir geri bildirimdir.
16/01/2026
OTUR, SIFIR
Milli Eğitim sınıfta kaldı | Günlük Doz
Türkiye’de karne günü bu yıl sevinçten çok krizlerle anıldı. Yaklaşık 20 milyon öğrenci yarıyıl tatiline girerken, aynı gün eğitim sistemindeki derin sorunlar, Atatürk tartışması ve çocuk ölümleri ülke gündemine damga vurdu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tatil mesajında öğrencilere ekranlardan uzak durma, kitap okuma, müze gezme ve sosyal sorumluluk çağrısı yaptı. Karnelerin öğrencinin potansiyelini tek başına ölçemeyeceğini savunan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni öne çıkardı.
Eğitim Sen’in yarıyıl raporu ise tabloyu ağırlaştırdı. Özel okul oranının yüzde 41’e çıktığı, dini eğitim veren kurumların bir yılda yüzde 33 arttığı belirtildi. Öğrenci başına yapılan harcamanın OECD ortalamasının üçte biri olduğu, 20 bin okulda temizlik personelinin bulunmadığı ve 611 bin çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığı vurgulandı.
İlkokul 1 ve 2. sınıflarda karne yerine verilen “Öğrenci Gelişim Raporu”nda Atatürk görselinin yer almaması yeni bir tartışma başlattı. Muhalefetin sert tepkileri üzerine Bakan Tekin, Atatürk’e saygıdan kimsenin şüphe duymaması gerektiğini söyledi ve bunun pedagojik bir tercih olduğunu savundu.
Karne günü İstanbul’da yaşanan bir cinayet de ülkeyi sarstı. Güngören’de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan bıçaklanarak öldürüldü. Adana Kozan’da ise 9 yaşındaki Kemal Azgın, bir düğünde maganda kurşunuyla hayatını kaybetti. Baba, karne gününde oğlunun mezarına giderek adalet çağrısını yineledi.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Address
Istanbul