ISLIK

ISLIK

Share

Yayınevi

17/03/2026

Hukuk ve İdeoloji, Paul Hirst, Türkçesi: Yusuf Enes Karataş Paul Hirst’ün ve adlı eseri, içerisinde hukuk, ve ideoloji kavramlarının nasıl ele alınabileceğine dair kapsamlı bir tartışma zemini sunuyor. Hirst yerleşik teorik kabulleri birer veri olarak almak yerine, onları yeniden düşünülmesi gereken birer problematiğe dönüştürüyor.

’in ideolojiye dair açtığı tartışmalardan ’in hukuk formuna dair analizlerine uzanan yazan, okuru bu kavramların sınırlarında düşünmeye davet ediyor. İdeolojinin işlevi ve hukukun yapıyla ilişkisi üzerine yeni perspektifler geliştirmeye çalışan yazar, ve hukuk teorisi üzerine düşünenler için alternatif bakış açılarının kapısını aralıyor.

17/06/2025

KIRIM SAVAŞI ve GÜNDELİK YAŞAM
"Kültür ve Modernleşme"

KUDRET EMİROĞLU

Emma Goldman “Dans edemediğim devrim benim değildir” derken, Namık Kemal’den Yakup Kadri’ye Osmanlı fikir önderleri, kurtuluşun ancak “dans olmadan” mümkün olduğunun kavgasını veriyorlardı. Ama Kırım Savaşı’nın zorunluluklarıyla ülkeye gelen telgraf, tren, fotoğraf vb. yenilikler gündelik yaşamın dinamiklerini değiştirmeye başlamıştı bile. Paşalar baloda, masada, kafede zorlanırken, bunların telgraf, tren hatta komisyon, rüşvet gibi zamanın gereği olduğunu anlamışlardı. Fakat gene de Osmanlı kalarak devam etmenin çaresizliği içindeydiler çünkü Osmanlı giderse paşalık bitebilirdi…

Bu çalışma, etki ve sonuçlarıyla Kırım Savaşı’nı, modernizmin gündelik yaşamla birlikte zihin dünyasını değiştirmeye başlamasının dönüm noktalarından biri olarak ele alırken, bu değişimin o zaman ve şimdi Osmanlı tarihyazımında nasıl yorumlandığını da eleştiriyor…

Modernizm, siyasilerin ve akademisyenlerin yorum dünyasıyla değil, “Katip benim ben katibin, el ne karışır” türküsüyle başlıyor ve dans gibi baskılanmak isteniyor…

16/06/2025

YA TANRI İNSAN HAKLARI AKTİVİSTİ OLSAYDI?

BOAVENTURA DE SOUSA SANTOS

Türkçesi
Yusuf Enes Karataş

En dehşet verici toplumsal adaletsizlikler ve adaletsizliklerin mahsulü insani acılar, bunlarla etkili bir şekilde mücadele etmek ve daha adil bir toplum yaratmak için gereken ahlaki öfkeyi ve siyasi iradeyi artık uyandırmıyor.

Ya Tanrı İnsan Hakları Aktivisti Olsaydı?, daha iyi bir toplum mücadelesinden vazgeçmemiş olanların, özellikle de bu mücadeleyi insan hakları bayrağı altında sürdürenlerin örgütlülüğünü ve kararlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kitap, dinî hareketlerin ve siyasi teolojilerin kamusal alanda dinin varlığını savunmasından kaynaklanan insan hakları sorgulamalarını ele alıyor. Giderek küreselleşen bu hareketler ve onları besleyen teolojiler, seküler insan haklarının temelindeki söylemle çelişen ve çoğu zaman ona rakip olan bir insan onuru anlayışını yaygınlaştırıyor.

Yazara göre, geleneksel insan hakları düşüncesi, bu tür hareketler ve teolojiler karşısında konumlanmak için gerekli teorik ve analitik araçlardan yoksun; daha da kötüsü, bunun önemini kavrayamıyor. Soyut bir reçeteyi her duruma aynı şekilde uygulayarak, alternatif söylemlerin ve ideolojilerin evrensel insan hakları külliyatını etkilemeyecek yerel özgüllüklere indirgeneceği umuluyor. Ancak bu stratejinin giderek yetersiz kaldığının görülmesine cevaben kitap, yalnızca karşı–hegemonik bir insan hakları anlayışının bu tür sorgulamalarla başa çıkabileceğini göstermeyi hedefliyor.

10/05/2025

Bu dünyadan Ahmet Say geçti… dokunduğu her şeyi aydınlatarak.

Yazarımız Ahmet Say’ı aramızdan ayrılışının üçüncü yılında saygıyla anıyoruz.

Want your business to be the top-listed Media Company in Istanbul?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Website

Address


Istanbul