Hospital Life Magazine

Hospital Life Magazine

Share

Tedavi, ilaç ve güzellik hakkında haberler.. www.hospitallife.net | [email protected]
Bir RCA Global Media Co. yayınıdır.

10/08/2025

Bilim İnsanları Diş Büyütme İlacının İlk İnsan Denemesine Başlıyor

TOKYO- Japon diş araştırmacıları, doğal diş yenilenmesi yolunda çığır açan bir adım attı. Ekim 2024'te, Dr. Katsu Takahashi'nin Kitano Hastanesi'ndeki (Osaka) ekibi Kyoto Üniversitesi ile işbirliği ile, vücudun doğal olarak yeni dişler çıkarmasını sağlayacak bir ilacın birinci aşama insan klinik deneylerini başlattı. Şu anda 30-64 yaş arası 30 sağlıklı yetişkin erkeğin yer aldığı bu deneme, ilacın güvenlik profilini değerlendirmeyi amaçlıyor.

Terapi, normalde ilave dişlerin gelişimini engelleyen USAG-1 adlı proteini engelleyerek işe yarar. USAG-1'i bastırarak, ilaç, uykudaki diş tomurcuklarını yeniden harekete geçirir ve potansiyel olarak dişlerin "üçüncü set" büyümesine yol açar. Hayvan çalışmalarında, fare ve gelinciklerdeki tam işlevsel dişleri yenilemeye tek bir doz yeterliydi.

Eğer başarılı olursa, araştırmacılar deneyleri doğuştan diş agenezisi olan çocuklara uzatmayı planlıyor. Ticari kullanılabilirlik 2030 civarında öngörülüyor, implant ihtiyacını gerçek biyolojik diş büyümesiyle değiştiriyor.

Kaynaklar: Japonya'nın Tıp Araştırma Enstitüsü Kitano Hastanesi ve Kyoto Üniversitesi (AFP/Medikal Xpress) ön klinik ve haber raporları ve Ağız Sağlığı yayınlarında yer alıyor.
_________
Bu gönderi tıbbi tavsiye sunmuyor ve sadece bilgilendirme amaçlı kullanılmalıdır.

26/11/2021

BU YÖNTEMLER CİLDİNİZİ DOĞAL BİR GÖRÜNÜMLE GENÇLEŞTİRİYOR

Günümüzde yüz gençleştirme uygulamaları herhangi bir cerrahi işleme gerek kalmadan konforlu bir şekilde yapılabiliyor. Ameliyatsız yüz gençleştirmede birçok farklı yöntem uygulanıyor. Yöntem seçimi hastanın ihtiyacına göre belirleniyor. Botoks ve dolgu ile yapılan sıvı yüz germeden, altın iğneli radyo frekans yöntemine ve lifting uygulamalarına kadar birçok farklı tedavi bulunuyor. Memorial Wellness Kozmetik Dermatoloji Bölümünden Uz. Dr. Ayça Alan Atalay, her mevsim uygulanabilen cilt gençleştirme yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Botoks ve dolgu uygulamaları her mevsimde yapılabiliyor
Hastanın tedavisine, dermatolojik masada ışıklı bir büyüteç altında değerlendirme yapılarak başlanmaktadır. Böylece cilt yapısı gözlemlenmekte ve yaşlanma bulguları değerlendirilmektedir. Birçok kişide değişik oranlarda asimetri olabilir, bu yüzden bunları da önceden hastaya belirtmek gerekir. Sarkma eğer daha belirgin bir problemse botoks yerine dolgu uygulamaları hastalara daha belirgin bir fayda sağlayabilmektedir. Uzman hekimler tedavi yöntemine hastanın ihtiyaçları doğrultusunda karar vermektedir. Botoks ve dolgu uygulamaları her mevsim yapılabilen tedaviler olarak ön plana çıkmaktadır.

Göz altı oluklanmaları ve torbalamaları dolgu ile gideriliyor
Yaşa bağlı olarak, kemik yapısının da zayıflamasıyla beraber orta yüz bölgesinde boşalma ve çökme, gözaltlarının belirginleşmesi, çene hattında sarkma veya çene kontörünün keskinliğini yitirmesi görülebilmektedir. Bu problemlerin çoğu dolgu enjeksiyonları ile giderilebilmektedir. Eskiden en çok burun yanı çizgilerine dolgu yapılırken son zamanlarda bu uygulama çok tercih edilmemektedir. Bunun sebebi buradaki boşalmaların genellikle orta yüzden kaynaklanıyor olmasıdır. Orta yüz boşalmaları desteklendiği zaman burun yanı çizgileri de toparlanmaktadır. Göz altı oluklanması veya hafif torbalanması olan kişilerde de ışık dolgusuyla gözaltındaki yorgun ifade giderilebilmektedir. Çene kontörünün keskinliğini sağlamak adına ise küçük çentiklenmeleri ve çene arkasında oluşan boşlukları dolguyla toparlamak mümkündür. Böylece çene kontörü eskiden olduğu gibi daha keskin ve düz gösterilebilir.

Baby botoks doğal ve sağlıklı bir görünüm sağlıyor
Baby botoks, botoks uygulamasının belli olmaması ve mimikleri tamamıyla kaybetmemek amacıyla yapılan bir uygulamadır. Dolayısıyla da normalde yapılandan daha az ölçülerde yüzeye küçük enjeksiyonlar yapılmaktadır. Baby botoksun bir diğer faydası ise botoksun cilde kazandırdığı canlılık, parlaklık etkisinin daha belirgin bir şekilde görülebilmesidir.

Altın iğneli radyofrekans tedavisiyle cilt kalitesi artıyor
Cildin gözeneklerinin belirginleştiği ve cilt kalitesinin azaldığı durumlarda radyofrekans tedavileri uygulanabilmektedir. En yeni teknoloji radyofrekans uygulamalarından biri altın iğneli radyofrekans yöntemidir. Bu tedavide cilde iğneler üzerinden radyofrekans dalgaları verilmektedir. Bu dalgaların yarattığı ısı sayesinde ciltte kolajen ve elastin sentezi uyarılarak cildin daha sıkı ve gözeneklerin toparlandığı bir görünüm elde edilmektedir. Çene hattına uygulandığında çene kontöründe keskinleşme ve yanak kısımlarında toparlanma sağlayarak ciltte lifting etkisi de sağlanmaktadır. Bu tedavi yöntemi aynı zamanda sivilce izlerinde de kullanılabilmektedir. Altın iğneli radyofrekans tedavisinden çatlaklarda, yara ve yanık izlerinin tedavisinde gibi farklı alanlarda da faydalanılmaktadır. Radyofrekans uygulamaları daha yumuşak ve uzun süren tedavi yöntemleridir. Kişi tedavi sonrası günlük hayatına kolaylıkla devam edebilmektedir.

21/01/2021

Aşı sonrası ölenler için Pfizer-BioNTech'in yanıtı:
Tamamen 'tesadüf'

Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, Pfizer-BioNTech aşısı olduktan sonra hayatını kaybeden kişilerle ilgili araştırma yapıldığını söyledi.

Kurugöl, ‘Bu ölümler ile aşı arasında belirgin bir ilişki yok. Tesadüfi bir durum’ dedi.

Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, bu ölümlerin aşıyla ilgili olup olmadığının araştırıldığını söyledi:

“Norveç yetkili makamları, ülkede bir haftada bu yaş grubunda ortalama 400 ölüm bulunduğunu, aşılamanın başladığı haftadan sonra bu ölümlerde bir artış olmadığını kaydetti.

Ayrıca ölenlerde kanser, kalp hastalığı gibi çok sayıda hastalığın bulunduğu açıklandı. Dünyada her yıl kalp hastalığından yaklaşık 19 milyon, kanserden 10 milyondan fazla kişi yaşamını yitiriyor.

Norveç’teki sağlık otoritesi konunun detaylı inceleneceğini belirtti.

Ama ön raporunda da ‘Bu ölümler ile aşı arasında belirgin bir ilişki yok. Tesadüfi bir durum’ diye açıklama yaptı.”

‘DSÖ’ye aşıya bağlı ölüm bildirilmedi'

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi’nden halk sağlığı uzmanı Dr. Bahadır Sucaklı, yaşlılar arasındaki ölümlerin, aşıyla bağlantısı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını söyledi. Dr. Sucaklı, “Bu ölümlerin aşı sonrası meydana gelmesinin tesadüfi olarak değerlendirilmesi söz konusudur. Mevcut aşı uygulamaları içerisinde aşıyla ilişkilendirilmiş herhangi bir ölüm DSÖ’ye bildirilmedi” dedi.

02/01/2021

BioNTech’in CEO’su Profesör Doktor Uğur Şahin:
Geliştirdiğimiz aşı en az bir yıl koruma sağlayacak

Tüm dünyada bir milyon 270 bini aşkın kişinin ölümüne yol açan yeni tip corona virüs (Covid-19 pandemisine karşı geliştirilen aşılar arasında en çok umut vaat eden ve yüzde 90’dan fazla koruma sağladığı açıklanan Pfizer/BioNTech aşısının arkasındaki isim Profesör Doktor Uğur Şahin, aşının salgını bitireceğinden emin olduğunu ve Covid-19'a karşı en az bir yıl koruma sağlayacağını açıkladı. Bununla birlikte Şahin, aşının virüsün bulaşmasını engelleyeceğini ve asemptomatik vakalarda da sonuç vereceğini söyledi.

"CORONA VİRÜSÜN BAŞINI EZEREK SALGINI SONLANDIRACAĞINDAN EMİNİM"
Yüzde 90’dan fazla koruma sağladığı açıklanan Pfizer/BioNTech aşısının arkasındaki Türk bilim insanı Uğur Şahin, İngiliz The Guardian gazetesine özel bir röportaj verdi. Eşi Profesör Doktor Özlem Türeci ile birlikte aşıyı geliştiren ve BioNTech’in CEO’su olan Şahin geliştirdikleri aşının corona virüsün başını ezerek, 2020'de dünyayı esir alan salgına son vereceğinden emin olduğunu açıkladı.

YÜZDE 90'DAN FAZLA KORUMA SAĞLADIĞI GÖRÜLDÜ
ABD'li ilaç şirketi Pfizer’dan tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamada, Alman BioNTech firmasıyla geliştirilen deneysel corona virüs aşısının, klinik denemelerin son aşamasında başarılı olduğu duyuruldu. 43 binden fazla gönüllüyle yapılan çalışmanın ara verilerinde de aşının yüzde 90’dan fazla etkili olduğu görüldü. Bir milyon 290 binin aşkın kişinin ölümüne neden olan pandemiye karşı geliştirilen aşı çalışmalarında bir kilometre taşı olarak görülen sonuçlar tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.

Deneme sonuçları henüz tüm detaylarıyla açıklanmadığı için aşının asemptomatik vakalarda etkili olup olmadığı sorusu belirsizliğini koruyor. Ancak, bu konuda iyimser olduğu belirten BioNTech’in CEO’su “Soru, salgını bu aşı ile durdurabilir miyiz ise, cevabım şu: Evet, çünkü sadece semptomatik enfeksiyonlardan korunmanın bile dramatik bir etkisi olacağına inanıyorum. Deneme çalışmalarının sonuçları açıklanıncaya değin aşının bağışıklık sisteminde yeterince güçlü bir tepki tetikleyip tetiklemeyeceğinden emin değildik.Artık geliştirdiğimiz bu aşının virüsü yeneceğinden kesinlikle eminiz” ifadelerini kullandı.

"AŞI CORONA VİRÜSE KARŞI EN
AZ BİR YIL KORUMA SAĞLAYACAK"

Bununla birlikte 55 yaşındaki bilim insanı, üç hafta arayla iki enjeksiyonla uygulanan aşıyı alanların en az bir yıl corona virüse karşı bağışıklık kazanacağını umduğunu açıkladı.

AŞININ HER YIL YENİLENMESİ GEREKEBİLİR

Şahin, “Şu ana kadar sadece corona virüse karşı kazanılan bağıklığın süresine ilişkin dolaylı ipuçlarımız var. Covid-19 hastaları üzerinde yapılan araştırmalar, güçlü bir T hücresi bağışıklık tepkisine sahip olanların altı ay sonra hala bu güce sahip olduğunu göstermiştir. En az bir yıl güvende olabileceğimizi hayal edebiliyorum. Ancak Covid-19 aşılarının her yıl ‘yenilenmesi gerekebileceğini göz ardı edemeyeyiz” ifadelerini kullandı.

"VİRÜSÜN BULAŞMASINI DURDURABİLECEĞİNE İNANIYORUM"

Öte yandan Şahin, BioNTech/Pfizer aşısının mevcut denemeleri, virüsün bulaşmasını önlediğini resmen kanıtlamasa da, aşının virüsün bulaşmasını durduracağına inandığını söyledi.

AŞI BİRDEN FAZLA ŞEKİLDE VİRÜSE SALDIRIYOR: VİRÜS HÜCRELERE GİRDİĞİNDE T HÜCRESİ TEPKİSİ TETİKLENİYOR

Bilim dünyasında aşı çalışmaları için ilk kez kullanılan mRNA yöntemi sayesinde, geleneksel olanlara göre kendi aşısının "birden fazla şekilde" corona virüse saldırdığını belirten Şahin, " Aşı, Covid-19'un hücrelerimize erişimini engelliyor. Ancak virüs içeri girmeyi başarsa bile, T hücreleri devreye girerek hücreleri virüsü etkisiz hale getirerek ortadan kaldırır. Bu iki savunma hamlesini mükemmelleştirmek için bağışıklık sistemini çok iyi eğittik. Artık virüsün kendisini bu mekanizmalara karşı savunamayacağını biliyoruz” dedi.

YENİ YÖNTEM AŞININ BULUNMA SÜRECİNİ HIZLANDIRDI

Şahin, ayrıca geleneksel aşılarda virüsten genetik bilginin alınıp insan hücresinde çoğaltıldığını, mRNA olarak bilinen yöntemde ise sadece virüsün genetik kodunun yeterli olduğunu açıkladı.

"PROJEMİZ İÇİN TÜM SOKAKLAR BOŞTU"

Bilim insanı, böylece ortağı Pfizer'ın geniş piyasalar için aşı üretimi deneyimi ive ilaçlarla ilgili düzenlemeleri yapan sağlık yetkililerinin hızlı yanıtı sayesinde aşı geliştirme sürecinin sadece 10 ay sürdüğünü ifade ederek, “Neredeyse hiç beklemedik. Londra'nın bir ucundan diğer ucuna gitmek istediğinizi ve her yerde trafik sıkışıklığı olduğunu hayal edin. Yarım güne ihtiyacınız olur. Ancak, projemiz için tüm sokaklar boştu. Yeni bir teknoloji ve ortaklarımızın desteği sayesinde yıllar içinde geliştirilebilecek bir aşıyı aylar içinde hazırladık” açıklamasını yaptı.

AŞIYLA İLGİLİ DİĞER ÖNEMLİ SORULARIN YANITLARI YAKIN ZAMANDA ORTAYA ÇIKACAK

Diğer taraftan Şahin, aşının etkinliğine dair diğer bazı önemli soruların ancak önümüzdeki haftalarda ve gelecek aylarda cevaplanacağını söyledi. Aşının asemptomatik vakaları durdurup durdurmayacağının kesin olarak belirlenmesinin bir yılı bulabileceğini ifade eden Şahin, çeşitli yaş gruplarında farklı düzeylerde koruma sağlayıp sağlamadığına dair daha fazla bilgilerin ise yaklaşık üç hafta içinde netleşeğini bildirdi. Bununla birlikte ara denemeler, aşının farklı etnik gruplardan insanlar üzerinde nasıl çalıştığını henüz tam olarak ortaya koymadı.

Want your business to be the top-listed Media Company in Sisli?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Category

Address


Sisli